EBCED DEĞERLERİYLE SAKIN ZİKİR OKUMA

Esma zikirleri ebced (Arap harflerinin rakamsal karşılıklarına dayalı hesap sistemi) hesabıyla hesaplayıp adet vermek ve o adette okumak hatadır. Okuduğumuz zikirlerde dikkat etmemiz gereken hususların başında, kesinlikle ebced değerleriyle belirtilen miktarlarda zikirler okumamamız gelir. Çünkü ebced hesabı varlığımızdaki nârî katmanın frekans karşılığıdır. Bu da insanı, farkında olmadan, nârî varlıkların (cinlerin) alanına yaklaştırabilir. Hâlbuki Kur’ân bizlere … Devamını oku… EBCED DEĞERLERİYLE SAKIN ZİKİR OKUMA

KUR’AN BİR HAZİNEDİR

Allah’ın ayetleri Rabbü’l-âlemîn’den inzal olduğu için Rabbü’l-âlemîn’den (bütün âlemlerin Rabbi’nden) gelen her kelâm, sadece bir bilgi metni değil; varlığı terbiye eden ilahî bir nefes hükmündedir. İndirilmiş (inzal edilmiş) olan ayet, beşer sözü gibi tek katmanlı değildir; kaynağı mutlak hakikat olduğu için insanın bütün katmanlarına dokunur. Ayet gökten inmiş bir cümle değil, kalbe inmiş bir diriliştir. … Devamını oku… KUR’AN BİR HAZİNEDİR

SİNEYE DOKUNAN SEVGİ

Sevgi, Allah’ın bir hibesidir,Kalbe düşer, insanda oluşur kisvesi.İnsan hisseder oradan Rahman sesi,Öylece huzur bulur bütün cüssesi. Kalp, sessiz bir dehlizdir derinde,Oradan dokunur aşk, iz bırakır içinde.Sevgi oradan verir filiz gizlice,Kalpte doğan sır okunur nice nice. Her giz ayrı bir sembol olur,İnsana bu dünyada rehber olur.Yol güzergâhında ayan olur,Kelâmında hikmetle beyan olur. Gönül aynasında tecelli eder … Devamını oku… SİNEYE DOKUNAN SEVGİ

ZEYTİN VE İNCİR GÖLGESİNDE BİR YOLCULUK

İlk günden bu yana nice ilim erbabı, Kur’ân-ı Kerîm’in engin denizinde yol almış; kimisi sahilin kumlarını toplamış, kimisi derinliklere dalarak inciler çıkarmıştır. Dünyanın dört bir yanında gönül ve akıl ehli, Rabb’in kelamına kafa yormuş; kimi sessiz tefekkürle, kimi de kelimelere bürünmüş bir haykırışla kalbinin sesini duyurmuştur. Bu fakir ve garip kul da, gücünün yettiğince bu … Devamını oku… ZEYTİN VE İNCİR GÖLGESİNDE BİR YOLCULUK

ALLAH BOYASI SENİN TEMEL GIDANDIR

Sıkıntılarımızın sebebi ne olabilir? Bir şey içimizi sürekli kemiriyor. Adını koyamadığımız ama hep orada duran bir şey… Sanki içimizde saklı bir şey var, varamıyoruz. Sanki derinlerde bir yerde saklı bir hakikat var, biz ona ulaşamıyoruz. İnsanın hayatındaki sıkıntıların sebebi, zahirde görünen sebepler değildir. İçimizde tanımlayamadığımız bir huzursuzluk, derin bir arayış ve sanki bizi bir yere … Devamını oku… ALLAH BOYASI SENİN TEMEL GIDANDIR

İLMİN NİYETİ ALLAH İÇİN OLMALI

Hakikatin saflığı ve Allah yoluna adanmışlık ancak dünyalığa tamahsızlıkla keskinleşir. İlmin değeri, yalnızca üretilmesinde değil, hangi niyetle sunulduğunda saklıdır. Hakikate götüren bilgi, insanı arındırır; menfaatle gölgelenen bilgi ise aynı tesiri bırakmaz. Çünkü ilim sadece zihinsel bir faaliyet değil, aynı zamanda kalbî bir yöneliş ve varoluşsal bir sorumluluktur. Bilgi, hakikate hizmet ettiği ölçüde aydınlatır; çıkar aracı … Devamını oku… İLMİN NİYETİ ALLAH İÇİN OLMALI

KALBİNM KATMANLARI

İnsan sadece et ve kemikten ibaret değildir; onun içinde nice latîfeler (ince manevî merkezler) vardır ve her biri ayrı bir idrak kapısıdır. Sadr göğsün tümüne denir; dışa açılan ilk menzil, benliğin ilk tecelli mahallidir. Kalp ise sol göğsün altında yer alan, ilahî nazarın yöneldiği merkezdir. Fuad, kalbin düşünme ve idrak etme yetisidir; gelen manayı tartan, … Devamını oku… KALBİNM KATMANLARI

SEYR-Ü SÜLÛK YOLUNDA İSTİKAMET VE İNCE ÇİZGİ

Seyr-ü sülûk yolunda alınacak nice feyizler vardır; nasip ile açılır, lütuf ile devam eder. Bu yol, zâhirde yürüyüş gibi görünse de hakikatte kalbin istikamete yönelmesi, nefsin arınması ve ruhun aslına dönmesidir. Ancak bu yolda en büyük tehlikelerden biri, bâtında oluşan hâllerin birbirine benzemesi ve aslolan yol ile tâli yolların karıştırılmasıdır. Hak yolunun esası, ana caddeden … Devamını oku… SEYR-Ü SÜLÛK YOLUNDA İSTİKAMET VE İNCE ÇİZGİ

ATEİSTLİK, DEİSTLİK VE FİRAVUNLUK

Konuya Nas suresinin ilk üç ayeti ile başlıyalım… “De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine, İnsanların hükümdârına, İnsanların ilâhına,” Tevhidin üç temeli vardır. Bunlar; ulûhiyet, rububiyet ve melikiyettir. Allah”ın ulûhiyetini kabul etmemek ateistliktir. Allah”ın melikiyetini kabul etmemek deistliktir. Allah”n rububiyetini kabul etmemek firavunluktur. Üçüsüde kâfirliktir. Tevhid ise bu üç hakikatin tamamını gönülde, dilde ve amelde kabul … Devamını oku… ATEİSTLİK, DEİSTLİK VE FİRAVUNLUK

MÂBED İLE ABAD OLMAK

Kur’ân-ı Kerîm’in her bir ayetinin derinliklerinde, bâtınî ve işarî mânâlar taşır. Ancak bu mânâların yanında, zâhirî anlamları da esastır. Kur’ân’a baktığımızda, camilerin ve mescitlerin inşası, korunması ve ihyasıyla ilgili ayetlerle karşılaşırız. Rabbimiz şöyle buyurur: “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder.” … Devamını oku… MÂBED İLE ABAD OLMAK